Kasımın ilk soğuk sabahlarıyla birlikte otogaz istasyonuna daha sık uğradığınızı fark ettiyseniz, bu bir izlenim değil. Yazın 100 kilometrede 9 litre civarında giden bir otomobilin ilk ayazlarla 10, hatta 11 litreye çıkması, LPG kullanıcılarının her yıl yaşadığı tanıdık bir durum. LPG’li araç kışın daha fazla yakıt istiyorsa sebebi çoğu zaman tek bir arızalı parça değildir; soğuk hava sistemin birkaç noktasına aynı anda dokunur.
Aşağıda tüketimi artıran altı nedeni, hangisinin kışın doğal sonucu, hangisinin ayar ya da bakım eksiği olduğunu ayırt edebileceğiniz şekilde sıraladık. Yazının sonunda servise gitmeden önce ustaya sormanız gereken soruları ve tüketimi kendi aracınızda nasıl ölçeceğinizi de bulacaksınız.
Kışın ne kadarlık artış normal sayılır?
Bir LPG’li araç kışın yazdan daha fazla yakar; bunu tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Kesin bir oran vermek de zor, çünkü motorun yaşı, LPG sisteminin tipi ve aracın nasıl kullanıldığı sonucu doğrudan değiştirir. LPG servislerinin ve uzun süreli kullanıcıların paylaştığı gözlemler, şehir içi ağırlıklı kullanımda yüzde 10 ile 20 arasındaki bir artışın olağan karşılandığı yönünde. Motorun uzun süre çalışma sıcaklığında kaldığı otoyol yolculuklarında fark daha küçük kalır.
Tüketiminiz yaz ortalamanızın dörtte biri kadar ya da daha fazla arttıysa, aşağıdaki maddelerden en az birinde normalin dışında bir durum olma ihtimali yüksektir.
1. Buharlaştırıcı ısınmadan gaz verimli kullanılamıyor

LPG depoda sıvı haldedir. Motora girmeden önce buharlaştırıcıda, halk arasındaki adıyla beyinde, gaza dönüşmesi gerekir. Bu dönüşüm ısı ister ve o ısıyı motorun soğutma suyu sağlar: Motordan gelen sıcak su buharlaştırıcının içinden geçerek, genleşen LPG’nin çektiği ısıyı karşılar.
Dışarıda sıfırın altında bir sabahta suyun bu ısıyı taşıyacak sıcaklığa gelmesi doğal olarak uzar. Buharlaştırıcı yeterince ısınmadan çalışan sistemde gazın basıncı ve yoğunluğu dalgalanır; elektronik beyin bu dalgalanmayı karışımı zenginleştirerek telafi eder. Sonuç, aynı mesafe için daha fazla gaz demektir.
2. Araç benzinde her zamankinden uzun kalıyor
Günümüzdeki sıralı (sekansiyel) sistemlerin neredeyse tamamı motoru benzinle çalıştırır ve buharlaştırıcı belirli bir sıcaklığa ulaşınca gaza geçer. Bu eşik çoğu sistemde 30-40 derece aralığına ayarlanır. Yazın birkaç yüz metrede tamamlanan geçiş, ayazda birkaç kilometreyi bulabilir.
Evden işe 5 kilometrelik bir yol gidiyorsanız, LPG’li araç kışın bu yolun önemli kısmını benzinle tamamlayabilir. Bu yüzden kışın maliyeti takip ederken yalnızca otogaz fişlerine değil, benzin göstergesinin ne hızla düştüğüne de bakmak gerekir. Bazı ustaların aracın gaza erken geçmesi için bu eşiği düşürdüğü görülür; ancak buharlaştırıcı henüz soğukken gaza geçmek motorun teklemesine ve tüketimin daha da artmasına yol açabilir.
3. Kışlık otogaz litre başına biraz daha az enerji taşıyor
Otogaz, propan ve bütan karışımından oluşur. Bütan düşük sıcaklıkta zor buharlaştığı için kış aylarında karışımdaki propan payı artırılır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu da TS EN 589 standardı kapsamında kış mevsiminde Tip B otogaz verilmesinin zorunlu olduğunu ve bu şartı sağlamak için propan içeriğinin artırıldığını EPDK’nın LPG piyasası sayfasında açıklıyor.
Propanın yoğunluğu bütandan düşüktür; aynı litre, kilogram olarak daha az yakıt ve dolayısıyla daha az enerji anlamına gelir. Aradaki fark büyük değil, kabaca yüzde 2-3 civarında. Ancak pompada litre üzerinden ödeme yaptığınız için bu küçük payı da tüketim artışının içinde görürsünüz.
4. Kısa yollar ve rölantide ısıtma alışkanlığı
Soğuk motor, ister benzin ister gaz yaksın, yanmayı kararlı tutmak için zengin karışımla çalışır. Yolculuk ne kadar kısaysa motorun bu verimsiz evrede geçirdiği zamanın payı o kadar büyür. Bu yüzden kısa mesafelerde kullanılan LPG’li araç kışın en yüksek tüketim değerlerini görür.
Sabahları aracı otoparkta on dakika rölantide bekletmek de çözüm değildir. Motor rölantide çok yavaş ısınır ve bu sürede tek kilometre yapmadan yakıt harcarsınız. Modern bir motor için çalıştırdıktan sonra yarım dakika ile bir dakika beklemek, ardından ilk birkaç kilometreyi yüksek devire çıkmadan sakin sürmek hem motor hem de tüketim açısından daha doğrudur. Ön camın buğusunu almak için klima düğmesine basıldığında kompresörün de devreye girdiğini ve motora ek yük bindirdiğini hesaba katmak gerekir.
5. Soğukta düşen lastik basıncı ve kış lastikleri

Lastiğin içindeki hava soğudukça büzülür. Kabaca her 10 derecelik sıcaklık düşüşünde lastik basıncı 0,1 bar kadar azalır. Ekim ayında ayarlanan basınç, ocak sabahında gözle fark edilmeyecek kadar aşağı inebilir ve yuvarlanma direnci artar. Kış lastiklerinin yumuşak hamuru ve derin dişleri de buna küçük bir pay ekler.
Basıncı ayda bir, lastikler soğukken ve araç henüz yola çıkmadan ölçmek, sürücü kapısı direğindeki etikette yazan değere getirmek bu kalemi büyük ölçüde ortadan kaldırır. LPG’li araç kışın daha fazla yakarken, sürücünün en kolay kontrol edebileceği kalem budur.
6. Yazdan kalan ayar ve bakım eksikleri soğukta büyüyor
Sıcak havada tolere edilen küçük kusurlar soğukta kendini daha belirgin gösterir. Kış öncesi servislerde en sık karşılaşılan başlıklar şunlar:
- Termostat: Açık kalan bir termostat motorun ve dolayısıyla buharlaştırıcının ısınmasını geciktirir; araç gaza geç geçer, kalorifer de geç ısınır. Soğutma sisteminde bir terslik olduğundan şüpheleniyorsanız soğutma suyu rengindeki değişimin neye işaret ettiğini anlattığımız rehbere göz atabilirsiniz.
- Gaz faz filtresi: Tıkanmaya başlayan filtre enjektörlere giden gazı kısar, beyin de bunu daha uzun püskürtmeyle kapatmaya çalışır. Çoğu sistem üreticisi bu filtrenin 10-20 bin kilometrede bir değiştirilmesini önerir.
- Ateşleme sistemi: LPG, benzine göre daha güçlü bir kıvılcım ister. Aşınmış bujiler ve yorulmuş bobinler soğuk ve nemli havada tekletir; tekleyen silindirde yanmadan atılan gaz doğrudan kayıptır.
- Kalibrasyon ve subap ayarı: LPG beyni, benzin beyninin enjektörlere gönderdiği sinyallere göre gaz verir. Yaz sıcağında yapılmış bir kalibrasyon kışın sapabilir. Hidrolik iticisi olmayan eski motorlarda subap boşluklarının kontrolü de ayrıca önem taşır.
LPG’li araç kışın servise gitmeden önce neler sorulmalı?
Kış bakımında ustadan genel bir “gaz ayarı” istemek yerine şu dört konuyu açıkça sormak çok daha verimli olur: Buharlaştırıcıya giden su hortumlarında tıkanıklık ya da hava olup olmadığı, gaz faz ve sıvı faz filtrelerinin en son ne zaman değiştiği, bilgisayara bağlandığında görülen yakıt düzeltme (trim) değerlerinin normal aralıkta olup olmadığı ve benzinden gaza geçiş sıcaklığının kaç dereceye ayarlandığı.
Tüketimi kendi aracınızda nasıl ölçersiniz?
LPG’li araç kışın gerçekte ne kadar yakıyor, bunu en doğru kendi ölçümünüz gösterir. Gösterge panelindeki ortalama tüketim değeri, LPG’li araçların çoğunda yalnızca benzine göre hesaplandığı için güvenilir değildir. En sağlıklı yöntem depo-depo ölçümdür. Mümkünse hep aynı istasyonda ve aynı pompada, tabanca kendiliğinden kesene kadar doldurun ve günlük kilometre sayacını sıfırlayın. Bir sonraki dolumda aldığınız litreyi gidilen kilometreye bölüp 100 ile çarpın.
Örneğin 412 kilometrede 43 litre aldıysanız tüketiminiz 100 kilometrede yaklaşık 10,4 litredir. Aynı ölçümü yaz aylarında da yaptıysanız iki rakam arasındaki fark size gerçek artışı verir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kışın LPG’li aracı benzinle çalıştırmak gerekir mi?
Sıralı sistemlerde bunu sizin yapmanıza gerek yoktur; araç zaten benzinle çalışır ve buharlaştırıcı ısınınca kendiliğinden gaza geçer. Eski karbüratörlü ya da mikserli sistemlerde ise soğuk sabahlarda motoru benzinle çalıştırıp birkaç dakika sonra gaza almak hem motoru hem de buharlaştırıcıdaki diyaframları korur.
Kışlık LPG ile yazlık LPG arasındaki fark nedir?
Kışlık otogazda propan oranı daha yüksektir. Bu sayede karışım düşük sıcaklıkta daha kolay buharlaşır ve araç soğukta gazla daha rahat çalışır. Litre başına enerjisi biraz düşük olduğu için tüketimde küçük bir artış görülebilir.
LPG’li araç kışın gaza geçmiyorsa bu neye işaret eder?
Çoğu zaman buharlaştırıcı, ayarlanan geçiş sıcaklığına ulaşamıyordur. Termostat arızası, buharlaştırıcıya giden su hortumlarındaki tıkanıklık ya da sistemde kalan hava en sık sebeplerdir. Sorun sürüyorsa buharlaştırıcı üzerindeki sıcaklık sensörünün de kontrol edilmesi gerekir.
Tüketim hangi seviyeye çıkarsa servise gitmek gerekir?
Yaz ortalamanıza göre yüzde 25’i aşan bir artış, özellikle otoyol kullanımında da sürüyorsa ayar ya da parça kaynaklı bir sorunun işareti olabilir. Ani tekleme veya rölantide dalgalanma varsa beklemeden bir LPG servisine başvurun. Gaz kokusu alıyorsanız aracı kullanmaya devam etmeden yetkili bir servise danışın.



